Bulunamadı...
Tüm Sonuçları Görüntüle
Cuma, Ağustos 29, 2025
Kanal 5
  • ANA SAYFA
  • GAZİANTEP
  • ANKARA
  • DOĞU-GÜNEYDOĞU
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • SİYASET
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • YAŞAM
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • PROGRAMLAR
  • KURUMSAL
    • İLETİŞİM
    • İNSAN KAYNAKLARI
    • KÜNYE
    • KATALOG
Kanal 5
Bulunamadı...
Tüm Sonuçları Görüntüle
Cuma, Ağustos 29, 2025
Kanal 5
  • ANA SAYFA
  • GAZİANTEP
  • ANKARA
  • DOĞU-GÜNEYDOĞU
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • SİYASET
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • YAŞAM
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • PROGRAMLAR
  • KURUMSAL

Başbakan Yardımcısı Akdoğan: Bahçeli polemik üretmeye çalışıyor

• Kanal 5
10 yıl önce
• Genel
A A

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “AK Parti’nin içinde herhangi farklı bir eğilimin veya bir yapının ortaya çıkacağı kanaatinde değilim. Bu Sayın Bahçeli’nin, şu anda panik halindeler, kendileri de görüyor. Nasıl altındaki halı kayıp gidiyor. Nasıl bir tepki var, kendi tabanlarında. Bunu gördüğü için çarpıtmayla bizim üzerimize bir polemik üretmeye çalışıyor” dedi.

Akdoğan, Bir televizyon kanalına katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

7 Haziran’dan sonra yaşanan sürecin seçmen kanaatini etkilediğini belirten Akdoğan, seçmenin tüm yaşananları gördüğünü, notunu aldığını ve partilere notunu da pazar günü vereceğini belirtti.

Tablonun ciddi şekilde AK Parti lehine değişeceğini düşündüğünü dile getiren Akdoğan, “Kazanan, oyunu arttıranlar, geri gidenler, pozisyonunu koruyanlar olabilir. AK Parti’nin bu süreçleri doğru yönetmesi, sorumlu davranması, sağduyunun uzlaşının tarafında durması, hükümet kurma girişimlerine gerçekten iyi niyetle hep elini uzatması açısından, AK Parti’nin kazançlı çıkacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Akdoğan, “Rehavete de kapılmasın teşkilatlarımız, tabanımız. Son bir gayret gerekiyor, son düzlüğe girdik. Artık bu düzlük depara kalkma düzlüğü. Bu şekilde tek başına iktidarı yakalayabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

“Tek başına iktidar olmayınca Türkiye’de bir dalgalanma yaratılmak istendi. AK Parti buna göz yumdu” şeklindeki iddialara değinen Akdoğan, “Hepsi afaki değerlendirmeler. Bazıları ‘Seçim kazanmak için bunları yapıyor AK Parti, savaş çıkardı’ gibi şeyler söylüyor. AK Parti 10 tane seçim kazandı. Böyle bir yola hiçbir zaman tevessül etmedi. 7 Haziran da bir seçimdi, ondan önce de bu operasyonlar falan yoktu. Böyle baktığımızda AK Parti’nin felsefesi de buna terstir” ifadelerini kullandı.

Akdoğan, terör son bulana ve örgütün birtakım amaçları boşa çıkarılana kadar operasyonların devam edeceğinin altını çizdi.

“Bugün Sayın Kılıçdaroğlu vardı”

Parti başkanlarının konuşmalarına değinen Akdoğan, “Kaybettiklerini gördüler, hırçınlaştılar. ‘Nasıl bir kriz, gerilim çıkarır da kendi kitlemizi konsolide ederiz’ peşindeler” şeklinde konuştu.

Akdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına ilişkin, “Bir ülkenin Başbakanına edilecek laf mıdır bu? Ben tekrar etmek istemiyorum. Bu kadar hakaretamiz şekilde seviyeyi aşağıya çekerek, ‘AK Parti’ye acaba zarar verebilir miyiz?’ Böyle bir gerilim üretmeye çalışıyor. Sen orada acının, cenazelerin üzerine basarak siyaset yaptın. İlk dakika çıktın devleti katil ilan ettin” ifadelerini kullandı.

“Cumhuriyet Bayramını kutladık, nerede bu partiler?” diye soran Akdoğan, “Sen yıllardır ‘terör, terör’ diyen bir partisin, bir terör hadisesi oluyor, görüşmeyi kabul etmiyorsun, buna tenezzül etmiyorsun. Ortak bir kınama mesajı yayınlayamıyoruz. Peki sen ne zaman bir işe yarayacaksın?” şeklinde konuştu.

Terörle mücadele süreci yaşandığına ve bunun en önemli ayağının asker, jandarma ve polis olduğuna dikkati çeken Akdoğan, “Güvenlik güçlerinin en önemli gününde, sen o törenlere katılmıyorsun. O birlik görüntüsünü vermemiz gereken günlerdir bunlar. Bugün Sayın Kılıçdaroğlu vardı. Katılmadılar, bunlar gözlerden kaçmıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Seçimler sonrasında AK Parti-CHP koalisyonu ihtimalinin sorulması üzerine Akdoğan, şunları belirtti:

“Vatandaşın iradesine saygı duymak lazım. Bu saygı duymak sadece seçimden sonra onun gereğini yapmak değildir. Seçimden önce onun iradesine müdahale edecek şekilde ihtimaller üzerine konuşmak da ben onu da bir müdahale görüyorum. İki gün sonra göreceğiz, vatandaşımız sandığa gidecek iradesini ortaya koyacak. Şimdiden ‘şu ihtimal olursa şöyle yaparız, şuna yanaşırız buna yanaşamayız, kabul ederiz, etmeyiz, tekrar seçime gidilir’ bu tür yaklaşımlar doğru olmaz. Önce sandığın iradesini görmemiz lazım. Üç gün sonra bu ihtimalleri tartışalım.”

Olağanüstü bir durum gerçekleşmesi durumunda HDP ile görüşüp görüşmeyecekleri sorusuna ise Akdoğan, “Bunlar daha önce de birçok yanlışlar yaptı. Birçok parti için geçerli. Fakat şartlar değişti, tekrar önemli konular olduğunda yeni davetler yapıldı. Şunu birbirinden ayırmak lazım, bu partililere oy veren bir toplum kesimi var. MHP olsun HDP olsun. Bunlar bizim vatandaşlarımız, bir fikri vardır buna saygı duyarız. O partinin bir dönem yönetim kadrosunun yaptığı hatayı, siz bütün parti teşkilatlarına, camiasına veya toplum kesimine fatura edemezsiniz” yanıtını verdi.
Kandil’in “kantonlaşma” diye bir projesinin olduğunu kaydeden Akdoğan, “Bunun siyasi tezahürü olarak ‘nasıl toplum ayrışır, bölgede nasıl homojen bir yapı kurabiliriz.’ Bu yüzden daha itici ve daha ayrıştırıcı bir siyaset dili kullanmaya başladılar” dedi.

“AK Parti içinde farklı bir hizipleşme olmaz”

AK Parti’nin bir devlet partisi olduğu yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Akdoğan, bunun doğru olmadığını, uzun süre iktidar olmanın böyle bir görüntü vermiş olabileceğini söyledi. AK Parti’nin muhalefetteymiş gibi bir dinamizme sahip olduğunu belirten Akdoğan, AK Parti’nin devleti demokratikleştiren bir parti olduğunu vurguladı.

AK Parti’nin içinde herhangi farklı bir eğilimin veya bir yapının ortaya çıkacağı kanaatinde olmadığını belirten Akdoğan, şunları kaydetti:

“Bu Sayın Bahçeli’nin şu anda panik halindeler, kendileri de görüyor. Nasıl altındaki halı kayıp gidiyor. Nasıl bir tepki var, kendi tabanlarında. Bunu gördüğü için çarpıtmayla bizim üzerimize bir polemik üretmeye çalışıyor. AK Parti bugüne kadar birçok badireyi atlattıysa iç bütünlüğünü koruyarak atlattı. İçeridekiler, dışarıdakiler topu bir araya geldi, her yolu denedi, AK Parti’yi deviremedi. Bunun sebebi AK Parti’nin iç bütünlüğüdür. AK Parti’nin içinde farklı bir hizipleşme söz konusu olmaz.”

“Güvenlik açığının giderilmesi gerekiyor”

Çözüm Süreci’nin devamlılığının AK Parti’nin tek başına iktidarına bağlı olup olmadığına ilişkin soruyu da Akdoğan, “Bunu kim yapabilir? Bu sürecin sahibi, lokomotifi, mimarı AK Parti’dir” şeklinde cevapladı.

Akdoğan, sürekli çözmeye çalışanın, reform yapanın, bölge halkını kucaklayanın hep AK Parti, bunu sürekli sabote edenin ise örgüt ve yandaşları olduğunu vurguladı.

Süreci zehirleyen bir örgütün bulunduğuna dikkati çeken Akdoğan, “Buna karşı güvenlik politikalarıyla siz bunu devre dışı bırakmazsanız sürece dönemiyorsunuz. Kobani olaylarında süreç koptu. Sonra sürece dönülebilmesi için ‘bunlar Türkiye’yi terk etsin, tam anlamıyla eylemsizliğe geçilsin’ denildi. ‘Tamam’ dediler ama yapmadılar. Bu güvenlik açığının giderilmesi gerekiyor. Bu yüzden operasyonlar önem taşıyor” diye konuştu.

Akdoğan, “Türkiye üçüncü bir seçimi zorlar mı?” sorusuna, “Şu anda bu ihtimaller üzerine değerlendirme yapmak millete saygısızlıktır. Millet üç gün sonra gidecek ve iradesini ortaya koyacak. Seçim olmadan başka bir seçim konuşmak, bunlar doğru şeyler değil” cevabını verdi.

“Hükümet’in değil yargının bir tasarrufu”

Koza İpek Holding ve şirketlerine kayyum atanmasını muhalefetin “siyasi bir karar” olarak değerlendirdiğinin ifade edilmesi üzerine Akdoğan, şunları kaydetti:

“Bu siyasi bir karar değil. Hükümet ile de hiçbir ilgisi yok. Bu Hükümet’in tasarrufu değildir. Bu, yargının bir tasarrufu. Yani savcılığın talebi ve hakim kararıyla bir uygulama bu. Burada idari bir tasarruf da söz konusu değil. O kayyum, Hükümet’in emrinde çalışmıyor, hakimin denetimine tabi. Devam eden soruşturma bağlamında birtakım tedbir uygulanması gerekiyorsa, bu tedbirler devam eden soruşturmanın bir parçası yapılmaktadır.

Daha önce başka soruşturmalarda da benzer tedbirler uygulanmıştır. Bunu Hükümet’e fatura etmek doğru değildir. Bu sadece sanki bir medya kuruluşu basılmış gibi sanki hukuksuz bir durum varmış gibi takdim ediliyor, bu da yanlış. Burada birçok alanda faaliyet gösteren bir şirketler grubu söz konusu. Bu medyaya bulaştığı anda, medyanın dokunulmazlığı, kutsal bir tarafı yok. O da yasalara tabi. Bir şey yapılması gerekiyorsa, adli bir süreç varsa onların da buna rıza göstermesi gerekir.”

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X
  • WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
Bulunamadı...
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Tüm Haberler
  • Gaziantep
  • Ankara
  • Doğu-Güneydoğu
  • Türkiye
  • Dünya
  • Siyaset
  • Sağlık
  • Ekonomi
  • Yaşam
  • Kültür
  • Spor
  • Programlar
  • Kurumsal
    • İletişim
    • İnsan Kaynakları
    • Katalog
    • Künye

© 1994 - 2022 Kanal5 Tüm Hakkı Saklıdır

»
«