Başlığı görünce aklınıza hemen Siyasi literatüre “7 Şubat krizi” olarak geçen MİT Müsteşarı’na soruşturma skandalı gelmesin. Bu ülke ondan daha beterlerini yaşadı. İşte Aslan Değirmenci’nin analizi.
Başlığı görünce aklınıza hemen siyasi literatüre “7 Şubat krizi” olarak geçen MİT Müsteşarı’na soruşturma skandalı gelmesin. Bu ülke ondan daha beterlerini yaşadı…
Adalet Bakanı Ergin, PKK’nın ülke dışına çıkmasına dair adımların 1999’da da atıldığını belirterek, “Öngörüsü dar olan bir grup sürecin tamamlanmasını engellemiştir” demesi oldukça önemli. Kim bu öngörüsü dar olan yapılar, gelin olaylara bakalım…
Bu yapılar karşımıza 1991-1993 arasında karşımıza çıktı…
· 30 Ocak 1991’de Devletin Kürt politikasını eleştiren Jandarma Korgeneral Hulusi Sayın, taranarak öldürüldü.
· Jandarma Korgeneral İsmail Selen, PKK ile mücadele konusunda dönemin yöneticileriyle ters düştü. Çok geçmeden 23 Mayıs 1991’de bunu hayatıyla ödedi.
· 24 Ocak 1993’te Gazeteci Uğur Mumcu PKK- Derin devlet ilişkisini yazamadan öldürüldü.
· 5 Şubat 1993’te Eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci hazırladığı Kürt raporunu deklare edemeden trafik kazasında hayatını kaybetti.
· 17 Şubat 1993’te Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis, Özal’ın talimatıyla henüz yeni başladığı Kürt raporu üzerinde çalışmalar yaparken uçağının düşmesi sonucu yaşamını yitirdi.
· DEP Milletvekili Mehmet Sincar, 4 Eylül 1993’te sokak ortasında öldürüldü.
· PKK tarafından 24 Mayıs 1993 yılında Bingöl’de silahsız 33 erin katledildiği olayda, bir grup asker de kaçırıldı.
· 2 Temmuz 1993te Sivas Madımak Otelinde 37 kişi can verdi 5 Temmuz 1993te Başbağlar’da 33 köylü öldürüldü.
· Eşref Bitlis Paşa’nın emrinde çalışan Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın da terörün şiddetle bitirilemeyeceğini, bölge halkının kazanılması gerektiğini dile getiren subaylardandı. O da 22.10.1993’te Diyarbakır Lice’de hala açıklanamayan bir suikaste kurban gitti.
· Binbaşı Cem Ersever, Kürt sorunu ve PKK ile mücadelede devlet politikasına aykırı fikirler ortaya atmaya başlayınca 4 Kasım 1993’te hayatından oldu.
· 3 Şubat 1994’te Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu evinde ölü bulundu. Bitlis Paşa’nın ekibinden Albay Rıdvan Özden de, Mardin’de görev yaptığı sırada JİTEM’in PKK ile koordineli yürüttüğü kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretini ortaya çıkardı. İki koruması ile 12 Ağustos’ta 1995’te öldürüldü.
Ve 1999 yılına kadar; köyler yakılıp yıkıldı, faili meçhuller tavan yaptı, işkence ve kötü muamele, asit kuyularına atılan insanlar, infazlar, ifade özgürlüğünün ayaklar altına alınması, 28 Şubat darbesi, usulsüz yargılanmalar, mağduriyetler… Ve Öcalan’ın çağrısı ile 1999’da sınır dışına çekilen PKK’lılara 500 civarında kayıp verdirildi. 1999 ilk gelen barış grupları tutuklandı, cezaevine konuldu. Kim kazandı Adalet Bakanı Ergin’in eleştirdiği çevreler… Şiddetten beslenen yapılar, çeteler ve ülkeler… 500 milyar dolar buhar oldu, yaklaşık 50 bin kişi hayatını kaybetti.
Yukarıda da görüldüğü üzere “kontrgerilla”nın faili meçhul cinayetleri ile bölgede uyuşturucu trafiğini kontrol edenleri, sorunu çözümsüz hale getirenleri deşifre etme gayreti içinde olanlar ve Devletin Kürt politikasını eleştirenler ortadan kaldırıldı. Bu operasyonların mimarlarının çoğu çete davalarından bugün hâkim karşısına çıkıyor. Soruşturmalar Fırat’ın ötesine geçebilirse çoğunun kanlı süreçlerdeki rolünü de kamuoyu görmüş olacak. Sadece rolleri anlaşılmayacak, bugün sürecin ilerlemesini engellemek isteyen bazı yapılar ile ilişkileri de gün yüzüne çıkmış olacak.
ASLAN DEĞİRMENCİ-Haber10








