“Ortadoğu’da geleceğin inşasında Kürtler” çalıştayı Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de gerçekleştirildi. Çalıştayın kapanış konuşmasını ise arkadaşımız Aslan Değirmenci yaptı. Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci “Kürt sorununa çözüm ararken siyaset, bürokrasi düzelirken medyanın eski kışkırtıcı alışkanlıklarından vazgeçmemesi çözüm süreci açısından negatif bir durumdur. Bu anlamda medyanın da bir özeleştiri yapmaya şiddetle ihtiyacı var” diye konuştu.
“Ortadoğu’da geleceğin inşasında Kürtler” çalıştayı Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Orhan Miroğlu’nun yaptığı çalıştaya siyasi parti temsilcileri, insan hakları aktivistleri ve aydınlar katıldı.
Prof. Dr. Yasin Aktay’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda, Diyarbakır buluşmasının tarihsel ve siyasi önemine dair düşünceler ve çözüm önerileri dile getirildi. Prof. Dr. Aktay, Çözüm sürecinin umut verici bir noktaya geldiğini ve en büyük Kürt nüfusunu barındırmakta olan Türkiye’de Başbakan Erdoğan’ın Mesut Barzani ile Diyarbakır’da gerçekleştirdiği buluşmanın tarihsel bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Aktay, “Bu buluşma, bölgede başka hesapları olabilecek aktörlere karşı bölgenin asıl aktörlerinin başka aracılara ihtiyaç duymaksızın kendi geleceklerini beraber inşa edebileceklerini ilan eden anlamlı bir buluşma olmuştur. Diyarbakır buluşmasının bölgede geleceğin inşasında önemli bir etkisinin olacağı muhakkak görünüyor” ifadelerini kullandı.
Çalıştayda konuşmacı olarak söz alan Hak-Par Genel Başkanı Kemal Burkay, Çözüm süreci ile birlikte Türkiye’de köklü bir değişim yaşandığını vurgulayarak Kürt sorunun çözümüne yönelik atılan adımları desteklediğini ve yeni dönemde bütün sorunların ortak bir çerçevede ele alınmasını istedi.
Kürt siyasetçi ve işadamı İhsan Arslan ise, Çözüm süreci ile ilk defa Kürt sorununda doğru bir noktaya gelindiğini vurguladı. Çözüm süreci projesiyle sorundan beslenen tüm oyuncuların ters köşeye yatırıldığına dikkat çeken Arslan, taraflara uyarıda da bulunarak, “Bu sorunu başkaları üzerinden değil kendi içimizde çözmeliyiz. Beklenti dışarıda aranmamalı” diye konuştu.
Çalıştay konuşmacılarından 12 Eylül savcısı Faik Tarımcıoğlu ise, 1071 Malazgirt zaferine vurgu yaparak, Anadolu’da yaşayan halkaların kardeşlik hukukunun temellerinin o dönemde atıldığına dikkat çekti. Tarımcıoğlu, yeni süreçte 1071’de atılan o kardeşlik temellerinin yeniden ihya edilmesi için önemli bir fırsat yakalandığını belirtti.
AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, Kürt sorununun önündeki çözüme en büyük engelin silahlı mücadele olduğunu vurgulayarak, yeni dönemde silahlı mücadelenin ömrünü doldurduğunu belirtti. Ekmen, çözüm sürecinde tüm tarafları da sorumluluk almaya davet etti.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ise Kürt halkının Türklerle ve Anadolu’da yaşayan diğer halklarla tarihi ittifakı yenilemek istediğini belirtti. Akademisyen Hüseyin Yayman da Orta Doğu ve Kürtlerin geleceğini, konuşmanın Türkiye’nin geleceğini konuşmak olduğunu söyledi. CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Mesut Değer ise Diyarbakır’da yaşanan çözüm süreci fotoğrafının tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kürt Demokratlar Platformu Başkanı Sertaç Bucak da Kürtlerin 1920’lerde tarihsel olarak haksızlığa uğradığını söyledi. Hüda-Par Genel Sekreteri Mehmet Yavuz ise, sorunun Batılaşma serüveni ile başladığını, çözüm süreci kapsamında konunun irdelenmesi gerektiğini vurguladı.
Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci ise, bürokratik oligarşinin süreç içerisinde doğru yönde değişime uğradığını belirterek, “90’lı yıllarda kobra helikopterlerle ormanlar yakılıp köyler boşaltılıyordu. Şimdi aynı helikopterlerle bölgede hastalar taşınarak hayatlar kurtarılıyor” dedi. Medyanın şiddeti körükleyen dilini de eleştiren Aslan Değirmenci “Kürt sorununa çözüm ararken siyaset, bürokrasi düzelirken medyanın eski kışkırtıcı alışkanlıklarından vazgeçmemesi çözüm süreci açısından negatif bir durumdur. Bu anlamda medyanın da bir özeleştiri yapmaya şiddetle ihtiyacı var” diye konuştu.
İsmail Uğur











