İKNA Düşünce Kuruluşu’nun düzenlediği programın sona ermesinden yalnızca üç gün sonra, 18 Ağustos 2026’da, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelecek vizyonunu ortaya koyan önemli bir adım atıldı.
2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanan Eylem Planı, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Plan kapsamında 10 milyar dolarlık yatırım, 1 gigavat veri merkezi kapasitesi ve 5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi gibi dikkat çekici hedefler ortaya konuluyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yapay zekâ dönüşümünün “seyircisi değil, öncülerinden” olacağını vurgularken, Eylem Planı dört temel eksen üzerine kuruluyor:
Planın önemli hedeflerinden biri de yapay zekâ okuryazarlığının toplum genelinde yaygınlaştırılması. Bu kapsamda, ilk 12 ayda 1,5 milyon, iki yıl içerisinde ise toplam 5 milyon kişinin Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı’nı tamamlaması hedefleniyor.
Türkiye’nin yapay zekâ alanında kapsamlı bir eylem planını yürürlüğe koyduğu bir dönemde, İKNA Düşünce Kuruluşu’nun dezenformasyon, dijital doğrulama ve yapay zekâ okuryazarlığını aynı eğitim programında buluşturması dikkat çekici bir örtüşme ortaya koydu.
İKNA’nın düzenlediği eğitim programında da yapay zekâ destekli içerik üretimi, prompt geliştirme, yapay zekâ çıktılarının doğrulanması, deepfake ve manipülatif içeriklerin tespiti ile dijital doğrulama yöntemleri gibi başlıkların ele alınması, kurumun dijital dönüşüm ve yapay zekâ alanındaki gelişmelere ilişkin eğitim çalışmalarını erken bir dönemde gündemine aldığını gösteriyor.
Türkiye’nin yapay zekâ alanında önümüzdeki yıllara ilişkin hedeflerini belirlediği yeni dönemde; doğru bilgi, dijital doğrulama, yapay zekâ okuryazarlığı ve dezenformasyonla mücadele başlıklarının yalnızca akademik ya da teknolojik bir konu olmaktan çıkarak kurumsal kapasitenin temel unsurlarından biri hâline gelmesi bekleniyor.
Bu açıdan bakıldığında İKNA Düşünce Kuruluşu’nun gerçekleştirdiği eğitim programı, yalnızca tamamlanan bir kapasite geliştirme faaliyeti değil; Türkiye’nin yeni yapay zekâ ve dijital dönüşüm gündemiyle doğrudan kesişen bir çalışma olarak da öne çıkıyor.










