Abdulkadir Ünal’ın hazırlayıp sunduğu Doğru Bakış programının bu haftaki konuğu AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen oldu.
Doğru Bakış programında Ekmen, AK Parti’nin politikaları ve paralel yapıya dair yürütülen operasyonlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Neo Osmanlıcılık Politikası Güdülüyor Mu?
Abdulkadir Ünal (A.Ü.): AK Parti’nin genel merkezdeki mimari yapısı olsun, Osmanlı dersleri kararı olsun, Ankara’nın 5 girişine Selçuklu mimarisi’nde girişler yapılması olsun buna benzer bir çok sadece Devlet-i Aliyye’ye değil diğer kurduğumuz devletlereden kalan miraslarada pozitif bir yaklaşımı var AK Parti’nin. Amaç burada Osmanlı’yı diriltmek olarak algılanıyor, bir Neo Osmanlıcılık politikası mı var?
Mehmet Emin Ekmen (M.E.): AK Parti’nin temel politikası bu topraklarda yaşayan bütün dini etnik ve sosyal grupları olduğu gibi kabul edip bunların kamusal alanda bütün özgürlüklerini haklarını özgürce yaşayabilmelerini sağlamak bunları anayasal ve yasal teminat altına almak ve devletle bunları barıştırmak buluşturmak. Bunun içerisine Alevilerin rahatca cem evi açabilemesi, din derslerinde alevi eğitimi, alevilikle ilgili bölümlerin eklenmesi gibi programlarda girer gayri- müslümlere yönelik azınlık hakları vakıf mallarının iadeside girer, başörtülü bir öğrencinin, başörtüsüyle derse girebilmesi, Kuran-ı Kerim’in seçmeli ders olabilmesi de girer. Tüm bunlar bütünlüklü olarak incelendiğinde 77 yıllık red, inkar ve asimilasyon politikalarına son veren bir dönem var. Tarihteki hiçbir şey tekkerür etmez, biz Asr-ı Saadeti örnek aldığımızda Asr-ı Saadeti yeniden kurma iddiasında olamayız, Asr-ı Saadetin kurguladığı mantık ve değerlerle günümüzü yeniden okuma ve bu değerleri yeniden hakim kılmaktan bahsedebiliriz. Aynı şey Osmanlı’nın barış içerisinde yaşatan değerlerini, yönetim anlayışını, sistemini daha iyi anlayıp kavrayıp bugüne yeniden uyarlamakta ve bu değerleri egemen kılma idaresinde hiçbir sıkıntı yoktur, Osmanlı’ya partimizinde bakış açısı budur..
Paralel Yapıya Yönelik Operasyonlar Neden Hız Kazandı?
A.Ü.: Paralel yapıya yönelik yapılan operasyonların, Bakanlar Kurulundan sonra hız kazanması, Sayın Cumhurbaşkanı’nın kararlılığıyla hükümetin kararlılığı eşit değil mi acaba sorusunu akla getirdi. Sizin yorumunuz nedir?
M.E.: Bugün paralel yapıyla en büyük mücadeleyi Efkan Ala yürütmektedir. Tayyip Erdoğan’la Ekan Ala’nın aynı iradeyi göstermediğini düşünebilir miyiz? Diğer yandan TİB ve Tübitak’da bunlar bekleniyordu. Eğer siz belli hukuki dosyaları yeterli olgunluğa gelmeden ele alırsanız sahte kahramanlar üretirsiniz , Türkiye bir hukuk devletidir. Bir kişinin bir suçu işlediğinden emin olabilirsiniz hatta bu kişi itiraf dahi edebilir ama bunu sağlıklı bir şekilde delillendirmediğinizde bu cezai açıdan sonuç doğurmaz, delil toplamaya son bir yılda başlandı. Bir yıldan önceki faaliyetlerle ilgili yasal bir dinleme yasal bir izleme yasal bir veri toplama yok bu işin böyle bir zorluğuda var. Siz bu adamın o tarihte ne yaptığını biliyorsunuz ama yasal olarak elde edilmiş bir delil yok elinizde, dolayısyla bu bir zemine oturmak zorundadır.
Tubitak’ta Hasan Palaz isimli kişinin sahte diplamalı kişileri Kleptoloji başkanı yaptığı lise mezunlarına 18 bin lira maaş verdiği 2 bin 200 kişiyi sözleşmeli olarak işe aldığı bunun 470 kişisinin açık öğretim mezunu olduğunu biliyoruz. Bunlara yönelik operasyonlar yapılıyordur, devamda edecektir ama siz torba dosyalar oluşturusanız Ergenekon’da bu hatalar yapıldı, Ergenekon ciddi bir dosyaydı ama paralel yapı bunu kendi devleti ele geçirme hedeflerine yönelik kullanınca bir dosyada 400 sanık ile bağlantısız 100 iddia böyle bir torba ayıkla pirincin taşını gibi bir tablo ortaya çıktı. Ama aynı hakimler bu yapıya uygun karar verdikleri için sağlıklı bir hukuki değerlendirme olmadı. Paralel yapıyla mücadelede bu hataların tekrar edilmemesi gerekiyor dolayısıyla bütün bunları bir süreç olarak değerlendirmek gerekiyor ama Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında bir kıl inceliğinde dahi bakış açısı ve kararlılık noktasında fark olmadığını ifade edebilirim.
AK Parti Kongrelerinde Hedef Ne?
A.Ü.: AK Parti kongrelerini genel olarak değerlendirir misiniz?
M.E.: 1060 kongremiz vardı ilçe ve il kongrelerinde. Hatta bunun 1030’unu yaptık. 30 civarında il kongremiz kaldı, eş zamanlı olarak kadın ve gençlik kolları kongrelerimizi yaptık. AK Parti her an yarın seçim olacakmış gibi çalışan bir parti. Kongreler sürecide bize bir yenilenme bir dinamizm bir kendine gelme fırsatı verdi bunu da güzel bir şekilde değerlendirdiğimizi düşünüyorum.









