Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Bir televizyon kanalında canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. “Son bir haftadır MHP Genel Başkanı Bahçeli ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, ‘AK Parti ile koalisyona varız’ mesajları verdikleri, bunun samimi bir söylem olup olmadığına” ilişkin soruya Akdoğan, 7 Haziran’dan sonra “AK Parti ile asla, kesinlikle olmaz, kurulamaz” diyenin, Demirtaş’ın kendisi olduğunu söyledi.
Bahçeli’nin “5. parti” iddiasını ortaya attığı ve “Hiç kimse vazgeçilmez değildir, AK Parti de Cumhurbaşkanından vazgeçecektir” ifadelerini kullandığının ileri sürülmesi üzerine Akdoğan, “Kendi bir krize girdi debeleniyor, hedef saptırıyor. Kendi üzerindeki baskıyı hafifletmek için AK Parti üzerine bir şey yapıyor. Çünkü burada kendi liderliği sorgulanıyor. Sürekli yanlış yaptığı, sorumsuz davrandığı, iktidar korkusuyla hareket ettiği gibi konularda çok eleştiriliyor. Muhtemelen ‘seçimden sonra ben gidiciyim’ korkusuna kapıldı. Bir parti olmanın gereğini yapmıyorsan seni orada tutmazlar, bunu görmek lazım. Çünkü Ülkücü hareketin ciddi bir tecrübesi var. Siyasetten korkuyorsan, iktidar korkusu yaşıyorsan seni orada niye tutsunlar” değerlendirmesinde bulundu.
“Kılıçdaroğlu boş boş konuşmak yerine ne biliyorsa çıksın açıklasın”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Oslo hakkındaki iddialarına ilişkin görüşü sorulan Akdoğan, Ana Muhalefet lideri pozisyonundaki bir kişinin sözünün ağırlığı olması gerektiğini belirtti.
Akdoğan, bir kişi ne kadar boş konuşursa, kendi ağırlığını ortadan kaldırdığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Hiç yakışıyor mu? Koskoca Ana Muhalefet lideri, ‘çok önemli şeyler biliyorum’ diyor ‘ama ben bunları açıklamam.’ Bu, ‘siyasi şantaj’ demektir, ne biliyorsa açıklasın. AK Parti’nin bu tür oyunlara karnı tok. AK Parti, bu tür sorunların çözümünde milletin kabul etmeyeceği, toplumun rıza göstermeyeceği, halkın onaylamayacağı hiçbir şey yapmamıştır, bundan sonra da yapmayacaktır. Devletin istihbarat birimleri bu süreçlerde birtakım temaslar yapmıştır ama bunların hiçbiri sonraki süreçler de dahil bir pazarlık süreci değildir. Bu yüzden Sayın Kılıçdaroğlu, boş boş konuşmak yerine ne biliyorsa çıksın açıklasın.”
‘Vatandaşın iradesine kim ipotek koyarsa hesabı sorulacak’
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seçimden önce yapılacaklar var, sonrasında yapılacaklar var. Birilerinin adına oy kullananlar var. Bunun çok büyük cezası var. Hesap mutlaka sorulur. Onları da uyarıyorum. Bu seçimde kim vatandaşın iradesine ipotek koymaya çalışırsa, baskı yaparsa, kim sandık başında tehdit ederse, hile yaparsa, başkasının yerine oy kullanırsa bunların hepsinin üzerine teker teker gidilecek, hesabı sorulacaktır. Devlet tamamen bölgede duruma hakim durumda. Vatandaşlarımız rahat olsunlar, devletine güvensinler. İnşallah bölgede bu sefer seçim güvenliği açısından daha olumlu bir tablo olacağını düşünüyorum. ”









