Abdulkadir Ünal’ın sunduğu Ankara Özel programına bu hafta Gaziantep Rektörü Prof. Dr Yavuz Coşkun konuk oldu. Programda, üniversite faaliyetleri ve paralel yapının rektörlük seçimleri üzerindeki etkileri konuşuldu.
TÜRKİYE’DE BİR İLK…
Abdulkadir Ünal (A.U): Sizinde uzmanlık alanınız olan TIP fakültesindeki İntörn uygulamasını, ilk olarak sizin öncülüğünüzle Mühendislik fakültesinde uygulamaya başladınız. Staj ile farkı nedir?, uygulama nasıl gidiyor? fayda görülüyor mu?
Yavuz Coşkun (Y.C.):Bu Türkiye’de bir ilk, mühendislikte intörnlük. Başka bir tabirle intern mühendis tabirini kullanıyoruz. Bu 8 dönem mühendislik eğitimi içerisinde. 7 dönemde bitiriyoruz normal programı. 8. dönem birebir anlaşma imzaladığımız firmalara öğrencilerimizi gönderiyoruz. Her firma ile anlaşma imzalamıyoruz, önce komisyonumuz gidip tespit yapıyor, şartları sağlayan firmalarla anlaşma imzalıyoruz. Gaziantep içinde, Türkiye içinde ve Türkiye dışında firmalar olabilir. Uluslararası çok büyük firmalar. Öğrencilerimizi gönderiyoruz, 4,5 ay. Öğrencimiz gittiği zaman oranın şartları çalışma koşulları içerisinde orada bulunuyor. Stajdan farkı ne derseniz, stajda öğrenci gitsede gitmesede, görünüp öyle kenarda duran çoğu zaman gitmeyen sonunda da staj yapmıştır diye kağıdı imzalatan ben ona biraz ”naylon” diyorum yani o stajlar birşey katmıyor ama burda oraya gidiyor oranın mühendisiymiş gibi çalışıyor şimdi bunun çok önemli bir avantajı şu oldu bize öncedende öngördüğümüz üzere bir hayatın içinde öğrenmeye devam ediyor çünkü öğrendiği bütün pratik bilgileri hayatın içerisinde nasıl yer aldığını pratik birebir görüyor ve uyguluyor çünkü iş dünyasıyla okul bir farklı biz bunu bir araya getiriyoruz. Öğrencilerimizle ilgili biz onları saldım çayıra mevlam kayıra yok bir ordan danışman atıyoruz bide içerden akademisyen bir danışaman. O iki danışman biraraya geliyor bu il dışında da olsa yurtdışında da olsa bizim akademisyen arkadaşımız hocamız gidiyor öğrencinin durumunu görüşüyor, değerlendiriyor ve sonra 4,5 ayın sonunda proje yaparak oraylada ilgili proje bir girişim projesi, yenileme projesi bir inavasyon ortaya koyarak eğer başarılı görülürse mezun oluyor.
SURİYELİ MİSAFİRLERİMİZE DİL ÖĞRETİYORUZ…
A.U.:Gaziantep’in ana gündem maddelerinde birisi Suriyeli mülteciler, Gaziantep Üniversitesi bu konuda nasıl katkı sağlıyor?
Y.C:Biz Gaziantep Üniversitesi olarak neler yapabileceğimiz konusunda her alanda olanca gayretimizi ortaya koyduk. Birkaç başlık hemen bahsetmek isterim ilk etapta bir belgesel hazırladık, kadın ve çocuğu merkeze alan bir belgesel, kamplardaki o insanların yaşadıkları dramlar, vatanlarından ayrı kalışları onların çektiği ızdıraplar, duygular bütün bunları içerisine alan bir güzel belgeselle bu Dünya’ya ve Türiye’ye, Suriye konusundaki duyarlılığın aktarılması noktasında bir görev üstlendik. Bugün dil öğretiyoruz, yükseköğretim çağına gelmiş çocuklarımıza, Suriyeli misafirlerimize biz kamplarda dil öğretiyoruz 2013 te başladığımız bugün 4. dönemini idrak edeceğimiz yaklaşık 5 -6 ay süren bu kurslarda her dönemde yaklaşık 2 bin öğrenci katılıyor bu şöyle birşey değil biz gidelim işte iki üç tane ders verelim, sertifika verelim filan öyle değil. Dolu dolu dil öğrenip, yükseköğretime devam edebilecek bir dil..
Suriyeli öğrencileri aldık, mağdur olan öğrencileri özel öğrenci statüsünde, Suriyeli öğrenci sayımız şu anda 800 kampüsümüzde. Onun dışında Suriyeli akademisyenler var onlardan çok istifade ediyoruz bugün otuza yakın Suriyeli akademisyen çeşitli branşlarda, tıptan tutun mühensdislik gibi çok çeşitli alanlarda hocalarımız var. Sosyal projeler yaptık kamplarda o insanların hiç olmassa psikolojik veya sosyal alanda desteklemek için.
TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİMİZLE TÜRKİYE’DEKİ 10 ÜNİVERSİTEDEN BİRİYİZ…
A.Ü.:Üniversite Sanayi işbirliği konusunda durum nedir?
Y.C.:Bizim teknoloji transfer ofisimiz ve teknoparkımız var. Biz teknoloji transfer ofisinde artık bir fikir varsa o fikri hayata geçirme noktasında sanayicinin işini kolaylaştırmak yada yeni bir düşüncenin nasıl hayata geçirileceğini onun bilim dünyasındaki karşılığının kim olduğu ve nasıl bir işbirliği nasıl projelelendirileceği bunun fikri haklarının nasıl elde edileceğine dair ayrıntılı çalışmaları yapılıyor. Teknoloji transfer ofisimiz Türkiye’deki 10 üniversiteden biri olarak son derece aktif. Artık biz kapıyı çalıyoruz fkrin var mı diyoruz bunun için teknoparkta şirketlerimiz var, yeni labaratuvarlar açıyoruz koskeple ortak çalışmalar yapıyoruz, santez dediğimz projelerde 2013 yılında Türkiye’de birinci olduk. Gaziantep bunun için ideal bir yer, neden ideal bir yer, kadim bir teknik geleneği var iyi bir üretim gücü var işte biz bunu buluşturduk…
DEVLETİ ELE GEÇİRME SEVDASI ASLA KABUL EDİLEMEZ
A.U.:Son rektörlük seçimlerinde özellikle paralel yapının size karşı komplolarını gördük, Sayın Fatma Şahin’de geçtiğimiz günlerde bu yönde bir açıklamada bulundu. O süreci kısaca aktarırmısınız? Halen etkinliklerini hissediyormusnuz?
Y.C.:Bu konudaki görüşlerim çok net. İnsanların düşünceleri olabilir. Kimilerinden feyz alabilir ama böyle bir örgütsel yapı içerisinde devleti ele geçirme sevdası söz konusu ise bu asla kabul edilemez birşey. Bu süreçte hakikaten iyi dediğimiz veya görünüşte iyi olan insanların kimisi bilerek kimisi bilmeyerek bir örgütün parçası yada maşası olmak noktasında bir görev almışlar. Şu olamaz akademisyenlere siz toplu halde bir komut verir gibi askeri sistemden çok daha güçlü bir şekilde bir komut verip nasıl kontrol edebilirsiniz? O süreçte inanılmaz iftiralar kandırmacalar bunları ben açık açık gördüm açık açıkta söyledim her tarafta.
Siz hukuğu bir enstrüman olarak kullanıp böyle bir süreç içerisine girerseniz bunun sonu eninde sonunda hüsrandır. O süreç içerisnde bir baktıkki rektörlüğe atanamayınca paralel yapının belirlediği kişi inanılmaz üzerimize geldi çok şükür burada onurlu duruşumuzla biz bunlara müsade edemeyiz.
BİZE GÖREV TEVDİ EDİLİRSE, İSTİŞARE EDERİZ…
A.Ü:Seçim süreci başlamak üzere malumunuz olduğu gibi. 10 şubat’ta da resmi görevliler için son istifa günü, 12 günlük süre kaldı… Seçim sathında konuklarımıza sorarız, adaylığı düşünüyor musunuz?
Y.C.:Şimdi tabi bu Gaziantep ölçeğinde de çok konuşulan basında da bu bilgilere dair bilgilerin yer aldığı bir süreç. Benim hayatımdaki duruşum şöyle buralarda ben vekil olacağım diye bir hırs içerisinde olamayız. Çalışmak gerek ama neticede tevekkülde etmeliyiz sonuna kadar çalışıp bir noktada da artık tevekkül etmemiz gerek biz şimdi üniversite olarak sonuna kadar çalıştık bundan sonra da daha görevimize devam ediyoruz. Ama bize görev tevdi edilir o zaman oturur düşünür, istişare eder, istihare eder ondan sonra danışırız büyüklerimize, küçüklerimize onlarla görüşür ona göre bir karare veririz. Ama ben koşa koşa siyaset yapıcam bir tutumu içerisinde olmadım onun içinde bugün içinde aynı şeyleri söyleyebilirim yani kader kısmet bize neler gösterir, Mevlam neylerse güzel eyler diye düşünüyorum. Bu konuda 13 günde olsa 3 günde olsa böyle bir niyet beyanında olmak bizim için uygun değil.
Program Tekrarı: 30.01.2014 21:40’ta Kanal 5’te.









