Hami Fiskeci’nin hazırlayıp sunduğu A Planı’na bu hafta; TBMM AK Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, Eskişehir Milletvekili Salih Koca konuk oldu.
Gündeme dair önemli açıklamaların yer aldığı programda ülke ekonomisi,çözüm süreci ve yeni anayasa üzerine konuşuldu.
EKONOMİNİN GÜÇLÜ DEVAM ETMESİNİ TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARA BAĞLIYORUM…
Hami Fikeci (H.F.): Tüm dünyayı sarsan krizlere rağmen, iyiye doğru ilerleyen Türk ekonomisinin başarısı neye dayalı?
Salih Koca (S.K.): İktidirarların iktididar olma sürelerini uzatan en önemli unsurların başında elbetteki istikrar geliyor. Ekonomilerin bu şekide güçlü olmaları, güçlü bir şekilde devam etmeside Türkiye’deki istikrara bağlıyorum. Yani Türkiye ekonomisi 2002 yılından bugüne bir anlamda dünyadaki bu kadar sıkıntılara rağmen Ortodoğuya baktığımızda ordaki karışıklılklara rağmen Avrupa’da ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlere Türkiye ekonomisinin bu kadar başarılı olması gıptayla ekonomisinden tüm dünyada bahsedilmiş olmasını ben istikrarlı bir yönetimin, istikrarlı bir hükümetin olmasına bağlıyorum.
KAN ÜZERİNDEN SİYASET YAPILMASININ DOĞRU OLMADIĞINA İNANIYORUM
H.F.:Çözüm süreci ortaya çıktıktan sonra Türkiye’de yaşanan bir takım toplumsal olayları gördük. Bu süreç bizim insanımızın sorunu olmaktan çıktı bir dünya meselesi haline geldi. Bu bağlamda çözüm sürecinin açılımında neler var?
S.K.: Çözüm süreci hakikaten çok hassas bir konu. Bakın çözüm süreci üzerinden bir anlamda kan üzerinden siyaset yapılmasının doğru olmadığına inanıyorum. Çözüm sürecinde elbette kazanacaklar var, bu ülke kazanacak. Çözüm sürecinde elbette kaybedecekler var bu ülkenin birlik ve beraberliğini, bütünlüğünü, bu ülkedeki; kürdüyle, türküyle, lazıyla, çerkeziyle bir anlamda bu ülke sınırları içerisinde yaşayan her ırktan her cinsten insanlarla olan birlik ve beraberliğimizi bölmek isteyenlerin bu ülkeyi parçalamak isteyenlerin ben kaybedeceğine inanıyorum. Bu anlamda baktığımızda bakın bu ülkenin birlik ve beraberliğine sadece bu ülkede yaşayan 78 milyonun değil, bu ülkeye bel bağlamış olan bu ülkeye bir takım ümitlerini bağlamış olan balkan ülkelerinin olduğuna inanıyorum ben aynı şekilde Ortadoğudaki İslam aleminin bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne bel bağladığına inanıyorum aynı şekilde Türki Cumhuriyetlerinde bu ülkenin birlik ve beraberliğine ihtiyacı olduğuna ve bunu çok önemsediklerine inanıyorum dolayısıyla topyekün olarak baktığımızda Ortadoğusundan Balkanlarına kadar Türli Cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafyada bu ülkenin birlik ve beraberliğini önemseyen insanların olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bizim bu ülkedeki bu birlik ve beraberliği bozmamamız ne pahasına olursa olsun kardeş kanı akıtmamamız ve kardeşler arasınada fitne sokmamamız gerekiyor.
BU ÜLKENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELLERDEN BİRİ 82 ANAYASASI…
H.F.:Yeni Türkiye’yi bütünleyen Yeni Anayasa neler getirecek, Yeni Türkiye de neler olacak ?
S.K.:Bu ülkenin gerçekten sivil bir anayasaya demokratik bir anayasaya çağdaş bir anayasaya ihtiyacı var. Yaklaşık 33 yıl önce yapılmış olan bu anayasa modern Türkiye’ye, çağdaş Türkiye’ye, bu kadar büyümüş olan Türkiye’ye, genişlemiş olan Türkiye’ye, bir anlamda Dünya’da söz sahibi olmuş olan bir ülkeye ve sizinde bahsettiğiniz gibi yeni Türkiye’ye cevap vermiyor veremiyor ve yeterli gelmiyor. Dolayısıyla artık bizim hedeflerimiz var ne dedik 2023 hedefimiz var 2051, 2073 hedeflerimiz var dedik bu hedeflerimize ulaşabilmek adına da bu anayasanın bir an önce değişmesi gerekiyor. Zira hangi adımı atsak anayasal bir takım sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz ben şuna yürekten inanıyorum şayet anayasayı değiştirmiş olsak ve çağdaş demokratik sivil bir anayasa yapmış olsak 2023 hedeflerimize, 2053 ve 2071 hedeflerimize daha kısa sürede ulaşabileceğimize yürekten inanıyorum. İşte bu anlamda yeni bir anayasa yapılması gerekliliği zannediyorum 77 milyonun tamamında hem fikir olduğumuz bir konu, gerekliliği ortada. Peki ne yapmak gerekiyor? Şimdi muhalefetle birlikte yeni anayasayı değiştirelim diye çalışma yaptık olmadı yapamadık artık önümüzdeki dönemde yeni bir anayasa yapılacak bir çoğunluğa ulaşmamız gerekiyor, sayın Cumhurbaşkanımızda buna defalarca işaret ediyorlar, artık bu ülkenin önündeki en büyük engellerinden biri maalesef 82 anayasasıdır ve dolayısıyla değişmesi gerekiyor. Değişebilmesi içinde iktidarın en az 330’un üzerinde bir milletvekili sayısıyla temsil edilmesi ve belkide 350’nin 367’nin üzerinde bir millevekili ile temsil edilmesi ve yeni anayasa yapılarak halkın görüşüne oyuna sunularak referanduma gidilmesi gerekiyor.
© 2026 Kanal 5. Tüm hakları saklıdır. · aryn tarafından geliştirildi
Bu sitede yer alan haber, yazı, fotoğraf ve diğer tüm içeriklerin telif hakları aksi belirtilmedikçe Kanal 5’e aittir. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz veya yayınlanamaz.









