İSTANBUL
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Afişlerde, bilboardlarda görüyoruz. ‘Yeni anayasa değişikliği daha güçlü bir Türkiye’nin doğmasına yol açacaktır’ diyor. Ama bir türlü bizi inandıramıyorlar. Neden ‘evet’ diyeceğimize bir türlü inandıramıyorlar.” dedi.
Büyükçemece’de bir otelde iş adamları ve sanayicilerle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin itibarlı ve güçlü bir ülke olması için üretime daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, iş adamları ve sanayicilerin, bir ülkenin nasıl güçlü olabileceği ve güçlü Türkiye’den ne anladıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacağını aktararak, “Güçlü Türkiye’nin dört önemli ayağı var. Birinci ayağı tam demokrasi ve hukukun üstünlüğüdür. Bir ülkede hukukun üstünlüğü varsa, yani herkesin can ve mal güvenliği, medyanın özgürlüğü, yargının bağımsızlığı varsa, o ülkede demokrasi vardır. Yani herkesin düşüncesini açıklama ortamı varsa, ülkede demokrasi var demektir. Demokrasisi gelişmemiş hiçbir ülke dünyada itibar sahibi değildir. Demokrasisi gelişmemiş hiçbir ülke, dünyada büyümemiş ve kalkınmamıştır. Demek ki biz güçlü Türkiye olmak istiyorsak, itibarlı olmak istiyorsak önce demokrasimizi geliştireceğiz ki bir arada oturup ortak aklı egemen kılabilelim. Bunu yapamadığımız, tüm Türkiye’yi bir kişinin kararına teslim ettiğimiz takdirde demokrasi gelişmez, büyümez.” diye konuştu.
Türkiye’nin de güçlü, itibarlı bir ülke olması için güzel bir ülke olduğunu ve yeteri derecede insan kaynağının bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ancak bir türlü ülkenin büyümediğini, güçlü ve itibarlı bir aşamaya gelemediğini savunarak, “Dört aşamalı bir stratejiyi hayata geçiremezsiniz Türkiye, güçlü bir Türkiye olmayabilir.” dedi.
Halk oylamasına ilişkin afişlere değinen Kılıçdaroğlu, “Afişlerde, bilboardlarda görüyoruz. ‘Yeni anayasa değişikliği daha güçlü bir Türkiye’nin doğmasına yol açacaktır’ diyor. Ama bir türlü bizi inandıramıyorlar. Neden ‘evet’ diyeceğimize bir türlü inandıramıyorlar. Bir ülkenin hapishaneleri doluysa ve yer yoksa, 10 kişilik koğuşlarda 50-60 kişi kalıyorsa, hangi demokrasiden, hangi insan haklarından söz edeceksiniz. Bir ülkede 150’nin üstünde gazeteci hapiste ise o ülkede hangi özgürlükten bahsedeceksiniz? Bu kadar gazetecinin hapiste olduğu ikinci bir ülke yoktur. Şimdi önümüze yeni bir anayasa değişikliği getirildi. Kendimize soracağız; ‘Bu anayasa değişikliği Türkiye’nin hangi sorununu çözüyor?’ Sanayicilerin sorunlarını çözüyor mu? Mal güvenliğini sağlıyor mu? Hayır. Korkusundan kimse konuşamıyor. Bu ülkenin hukuk fakülteleri bile konuşamıyor. Böyle bir tablo içinde Türkiye büyüyebilir mi, gelişebilir mi?” değerlendirmesinde bulundu.
“Parti devleti getirmek istiyorlar”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yeni anayasa değişikliğiyle Türkiye’ye “parti devleti”nin getirilmek istendiğini savunarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ne demek parti devleti? Eski Rusya, Romanya, Bulgaristan’ı düşünün. Buralarda komünist yönetimler vardı. Cumhurbaşkanı, bakanlar, herkes komünist partinin üyeleriydi. O rejimler, yürümedi. Değişim yaşandı. Bütün o rejimler demokrasiye evrildi. Bu değişiklikle o rejimlerin benzerini getirmek istiyorlar. Biliyorum buna da takılacaklar. Getirdikleri modelde Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı, bakanlar kendi partilerinin mensubu olacaklar. Valiler, kaymakamlar kimin için çalışacaklar? Kaymakamlar, muhtarları tehdit ediyorlar. Devletin değil, partinin kaymakamı, savcı da öyle… ‘Bu model çok doğru bir modeldir’ diyorsanız, gidip ‘evet’ oyu vereceksiniz. ‘Yanlıştır’ diyorsanız hiçbir tereddüt göstermeden ‘hayır’ vereceksiniz. Bu ülke sadece benim ülkem değil. Hep birlikte yaşıyoruz. Aynı bayrağın altında yaşıyoruz. Sorun bu ülkenin geleceğidir. Sadece ben mi sorumluyum? Tek tek hepimiz sorumluyuz. Tek başınıza ‘hayır’ demenin değeri var ama genelde bir değeri yok. Bir bütün olarak ‘hayır’ derseniz onun ağırlığı vardır, güzelliği vardır. Türkiye için bir hayrı vardır. Hepimiz birlikte çalışacağız. Güçlü, itibarlı, muteber bir ülke için. Bunu yaptığımız zaman ülkemize, çocuklarımıza ve torunlarımıza karşı görevimizi yapmış olacağız. Karar verme zamanıdır. Böyle yapmamız lazım.”
Türkiye’nin çözüm bekleyen çok sorunu olduğunu bunların başında ise dış politikanın yer aldığını savunan Kılıçdaroğlu, çevre ülkeler olmak üzere herkesle kavga eder hale gelindiği söyledi.
İş adamları ve sanayiciler buluşmasına, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul milletvekilleri Erdoğan Toprak, Ali Şeker, Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ve İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile partililer katıldı.
Muhabir: Adem Demir, Mücahit Türetken









