Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümetin elindeki bütün imkanları Soma’ya tahsis ettiğini belirterek, Meclis’in maden faciasının ardından yeni yapılacak düzenlemeleri tamamlayıp tatile gireceğini söyledi.
Arınç, Manisa Belediye Kültür Merkezi’ndeki AK Parti Manisa İl Danışma Meclisi toplantısındaki konuşmasında, toprağın derinliklerinde rızık peşinde koşarken toprakta her an bir tehlikeyle karşı karşıya gelebileceğini bilirken hayatını ortaya koyarak fedakar çalışan işçilerin Soma’da bir kaza sonucu yaşamını yitirdiğini, 301 işçinin şehit olduğuna inandıklarını belirtti.
Çok üzgün olduklarını, bu üzüntünün halen devam ettiğini, maden işçilerinin geride eşlerini, çocuklarını bıraktığını, bekarların olduğunu, hepsinin ayrı bir hikayesinin bulunduğunu dile getiren Arınç, şöyle konuştu:
“Bu hikaye roman olacak kadar da bizim için çok önemli. Yaşları çok genç. Çok zor şartlar altında hayatını kazanmaya gayret eden bu güzel insanlarımızın zaman zaman güçlüklerle zaman zaman grizu patlamasıyla zaman zaman metan gazı tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını biliyorum. Sadece Soma’da değil Kütahya’da da, Zonguldak’ta da ülkemizin başka bölgelerinde de bu tür ocaklar var ve ne kadar tedbir alırsanız alın mutlaka bir yerde eksik oluyor, iş kazasıyla işçilerimiz hayatını kaybediyor. Önemli olan bu hadisenin meydana gelmesinde bir tedbirsizlik var mıdır bir yanlış iş var mıdır doğal mıdır yoksa mutlaka bir iş kazası hüviyetinde iş güvenliğinden kaynaklanan bir eksiklik mi söz konusudur bunu araştırmak ve sorumlularını bulmak mecburiyetindeyiz. Bir taraftan idari soruşturma yapıyoruz bakanlıklar bünyesinde bir taraftan da yargı adli soruşturma yapıyor. Işveren, işveren vekili orada sorumlu olan kişilerin sorumlulukları karşısında davalar açıyor. Tutuklamalar var, gözaltılar var ve bu sürecin de en kısa zamanda sonuçlanmasını diliyoruz.”
“Yarın Meclis’e sevk edilecek”
Ölenleri geri getirmenin mümkün olmadığını ancak onların çocukları, eşleri, anneleri ve babalarının mutlaka en iyi şekilde geçim şartlarına kavuşturmak mecburiyetinde olduklarını vurgulayan Arınç, kanunun tanıdığı pek çok imkanın olduğunu, bu imkanları yetersiz gördükleri için yeni bir takım tedbirlerin de yarın bakanlar kurulundan süratle Meclis’e sevk edileceğini kaydetti.
Bu sayede bu ölümlü sonuçla karşı karşıya kalanlarla ilgili ve bundan sonra yaşanması muhtemel olaylara en iyi tedbirler alma noktasında kanun ve bütün eksikliklerin yerine getirileceğini dile getiren Arınç, Soma’daki maden faciasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Olay olur olmaz bakan, bakan yardımcıları, görevli bütün siyasilerin olay mahalline gittiğini ve yaşananları an be an takip eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ertesi gün maden yerinde olduklarını, anlatılanları dinlediklerini, görevlilerden bilgi aldıklarını ifade eden Arınç, “Hamdolsun ki hükümetimiz elindeki bütün imkanları Soma’ya tahsis etti” dedi.
Bir taraftan AFAD bir taraftan diğer kurumlar hem kurtarma çalışmalarına katılarak hem de yaralılara en iyi sağlık hizmeti sunmak için ambulans helikopterlerden sağlıkla ilgili teknolojik bütün imkanların kullanıldığını anlatan Arınç, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanımıza da, Meclis başkanımıza da bütün siyasi görevlilere de teşekkür ediyorum. Sayın Bahçeli sayın Kılıçdaroğlu da hepsi maden alanına gittiler, sabır dilediler, başsağlığı dilediler ve teskin etmeye çalıştılar. Bu çok güzel bir şey. Bu olayı istismar etmeden hepimizin müşterek bir derdi olarak ortaya koymak ve bunun üzerinden siyaset üretmemek takdir edilecek bir davranıştı. Her ne kadar Soma’da cadde üzerinde önceden bir takım insanların konuşlandığını ve belki ileri hareketler yaparak sayın Başbakanımıza, partimize, hükümetimize karşı aşırı bir protesto gösterisi hazırlığı içerisinde olunduğunu sonradan fark ettik. 301 kişinin hayatını kaybettiği bir yerde elbette protesto, infial olabilir. Hükümeti bundan sorumlu tutmak isteyen olabilir. Bunları anlayışla karşılarız kolay bir şey değil ama olayla ilgili hiçbir endişesi olmayan bir takım kişilerin dışardan gelerek hükümeti vurmak ve hükümeti düşürmek için bu olayları istismar etme arzuları hepimizin dikkatini çekti. Üzüldük, bundan dolayı fevkalade sıkıldık. Biz hem ölenlerimize hem de onların geride bıraktığı değerli insanlara sahip çıkmak ve onları en güzel hayat şartlarına kavuşturmak istikametinde çalışmalarımızı sürdürdük.
Soma konusunda sayın plan bütçe komisyonu başkanımız Recai Berber yapılacakları tek tek sıraladı. Bunların bir kısmı basında da çıktı. Esasen Meclis’in, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak çalışmalarını bitirmesi en azından 15 Haziran’a kadar söz konusudur. Ama biz elimizdeki bu acil işi yapmadan Meclis’i tatile sokmayacağız. Bu işler bir an evvel bitecek ondan sonra Meclisimiz huzurla Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla herhalde Haziran’ın 20’si itibarıyla tatile girmiş olabilir.”
“İzmir’i kaptırmadık diye seviniyorlar”
Arınç, AK Parti Manisa İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, CHP’nin belli bir sınıfın partisi olduğunu, “İzmir’i kaptırmadık” diye sevindiklerini belirtti.
“Peki Manisa, Balıkesir, Denizli ne olacak. Türkiye’de İzmir’den başka il yok mu. İzmir’de bile oy oranınız düştü, bizim oy oranımız yükseldi. Onlar İzmir’le sınırlı kaldılar. Biz Türkiye haritasının her yerinde varız” diyen Arınç, ülke genelinde güzel işler yapmaya devam edeceklerini ifade etti.
Belediye seçimlerinin kendileri için çok büyük bir imtihan olduğunu, bu imtihanı da başarıyla, yüzlerinin akıyla verdiklerini vurgulayan Arınç, “Yedi düvelle mücadele ettik. İçimizdekilerle ve maalesef AK Parti aleyhine herkesle ittifak yapan, kapı kapı dolaşan, yemin veren yemin alan vaatte bulunanlara karşı büyük bir başarı kazandık. Eksikliklerimiz var onları tamir edeceğiz, yanlışlarımızı düzelteceğiz, bunu kendi içimizde yapacağız” diye konuştu.
“Bütün alem biliyor”
Yaklaşık 2 ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağını anımsatan Arınç, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanlığı seçiminde de AK Parti’nin göstereceği aday inşallah seçimleri kazanacak. Peki AK Parti’nin adayı kim. Eee biliyorsunuz bana söyletmeyin. Bu işi fazlasıyla hak eden çok değerli adayımız, adaylarımız var. Yani biz henüz bir ismi telaffuz etmiyoruz ama bu istişareler sonucunda parlamentoda, teşkilatlarımızda kimin isminin hemen hemen yüzde 90’larda çıktığını bütün cihan alem biliyor. Hatta geçen ki konuşmamda sağır sultan bile duymuş dedim. Bunu duymayanlar şimdi kapı kapı dolaşıp çatıda bir aday bulmaya çalışıyorlar, çatıda aday arıyorlar. Bir gazetede güzel bir karikatür vardı. Birisi yanındakine gösteriyor. Çatının başında kedi var ‘işte çatı adayımız bu’ diyor. Biliyorsunuz kediler çatılara çıkmayı sever. Mehmet Çerçi arkadaşımız da bir kedi uzmanıdır. Çatıya kedilerin niye çıktığını aday olmak için niye miyavladığını herkesten çok o bilir. Neden, sonra anlatırım bunu.
Kapı kapı dolaşıyor sayın Bahçeli, çok da yoruluyor. Hiç böyle yapmazdı. Demirel’e gitmiş. Sayın Demirel de ona birkaç tane isim vermiş, bildiğimiz isimler. Niye zahmet edip gittin madem. Oradan çıkıp bizim cumhurbaşkanımıza gidiyor, çok enteresan. Halen görevde bulunan cumhurbaşkanına, AK Partimizin kurucusuna, AK Partimizin ilk başbakanına, canımız, kardeşimiz, sevgilimiz sayın cumhurbaşkanımıza “Nasıl yapalım bu işi, kim aday olmalı” diyor. Aman yarabbi. Gitmediği yer yok. Gündeme gelebilmenin yolu bu olmalı. Parlamentoda yoksun, Anadolu’da yoksun. Eee kapı kapı dolaş, gazetecilerde zaten iş arıyorlar. Böyle dolaşmaya devam ederseniz devam ederseniz farkında olmadan biz cumhurbaşkanlığı seçimini yaparız siz uyanamazsınız.”
“10 tane oy bile alamaz”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dolaşmaya başladığını, 4-5 ay önce bir televizyon kanalında Abdullah Gül’ün aday olması halinde oy vereceğini söylediğini, şimdi ise fikrini değiştirdiğini anlatan Arınç, “Kime verecek belli değil. Aman yarabbi öyle isimler geçiyor ki piyasada. Bu isimlerden birizi maazallah aday olursa inanın 10 tane oy bile alamaz. Bunların isimleri birilerine güçlü gelebilir ama halkta bunların karşılığı yoktur. Sokağa çıksa selam verecek adam bulamaz. O yüzden en kolayı bu işin bırakın AK Parti adayını ilan etsin, siz de tıpış tıpış gidin oyunuzu verin. Başka bir şey yapmayın. En iyisi bizde” ifadelerini kullandı.
Her partinin kendi adayını çıkarması gerektiğini, geçmişte kendilerinin de öyle yaptığını dile getiren Arınç, “Bir parti cumhurbaşkanı adaylığına layık kendi partisi içerisinden birisini bulup gösteremezse o partinin partiliği tartışılır. En azından birinci tura çıkarırsın adayını, cumhurbaşkanlığı 2 turlu bir seçim. İkinci turda değiştirirsin, kendine en yakın gördüğüne oy verirsin. Daha baştan teslim olursanız, ‘Bizim adaylarımız sıfır çeker, en iyisi her taraftan oy alabilecek birisini bulmalıyım’ diyorsanız o zaman kapı kapı dolaşırsınız. MHP’nin hoşuna gitsin diye seçimlerden önce biliyorsunuz Kılıçdaroğlu kurt işareti yapmıştı, bu ona ne kadar oy getirdi bilmem. Ama ‘çatı aday bir milliyetçi olacak’ diyorlar, ikincisi ‘sosyalist olacak’ diyorlar. Allah’ım yarabbim. Öyle bir taraf var ki böyle bir tarife uyan birini bilmiyorum. Hem CHP’nin hem MHP’nin hoşuna gidecek hem de Türkiye’de ne kadar marjinal gruplar varsa onların da hoşuna gidecek, onlardan da oy alacak. Akıllara zarar bir iş. Bizim adayımız inşallah önümüzdeki günlerde açıklanır. Esasen gönlümüzdeki adayın kim olduğunu biliyoruz.”
“2015’i de kazanacağız”
Bülent Arınç’ın bu sözleri üzerine salondakiler “Recep Tayyip Erdoğan” sloganı attı.
Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazanacaklarını vurgulayan Arınç, “Ama turbun büyüğü 2015’te. 2015’i de kazanacağız. 2015’te bir 4 yıllık AK Parti iktidarına da herkes hazır olsun. Kimse Gezi’den medet beklemesin, kimse 17 Aralık komplolarıyla ‘Bu hükümeti deviririz’ diye ellerini ovuşturmasın. Millet AK Parti’yi istiyor, seviyor, güveniyor. Onun ülkeyi yönetmesini arzu ediyor ve Allah isterse de öyle olacak. Büyükşehiri alamadık ama cumhurbaşkanlığı seçimlerinden en yüksek oyu Manisa’dan almak üzere kolları sıvayın” şeklinde konuştu.
Arınç, 30 Mart seçimlerinin üzerinden iki ay geçtiğini, bugün bazı yerlerde tekrarlandığını hatırlattı.
Ağrı ve Yalova’da seçimleri partisinin kazanmasını gönülden istediğini kaydeden Arınç, “bu seçimlerde Bitlis Güroymak’ta, tarihteki meşhur ismiyle Norşin olarak bilinen yerde görevli olduğunu” aktararak, cuma günü son mitingi yaptıklarını söyledi.
Arınç, 30 Mart seçimleri öncesinde Manisa’ya 4-5 gün gelmeyi planlarken ancak 1 gün gelebildiğini, genel merkezin kendisini 22 ilde seçim çalışması yapmakla görevlendirdiğini anlattı.
“Yurtlarını basanlara oy verdiler”
Bülent Arınç, Türkiye’de tek başlarına seçimlere girdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hani yedi düvel derler ya, karşımızdaki bütün partiler gizli, açık ittifaklar kurdular. Yeter ki AK Parti kazanmasın, AK Parti’nin karşısında hangi parti güçlüyse o kazansın diye çalıştılar. 2009’da da aynı şeyi yapmışlardı. 2014’te de bunu çok açıkça yaptılar, buradan bu tarafa, buradan bu tarafa oy geçişleri, herkesin hissettiği kadarıyla ciddi boyutlara ulaştı. Seçimler öncesinde siyasi partiler arasındaki oy gelip gitmelerini herkes ibretle izledi ama geçen seçimlerde olmayan bir başka şey bu seçimde karşımıza çıktı. Kendilerine dini bir hizmet grubu adıyla Türkiye’de belki 10 binlerce insanın teveccühünü kazanmış, onların desteğiyle hizmet ettiğini zannettiğimiz bir kısım insanlar da açıkça AK Parti’nin karşısında, yerine göre MHP’yi yerine göre CHP’yi çok açık bir şekilde desteklediler. Beterin beteri de var biliyor musunuz? MHP’ye oy vermek, CHP’ye oy vermek ve AK Parti’ye oy gitmesin diye kapı kapı dolaşmak belki bir şekilde affedilebilir, ama unutmayın aynı kişiler Güneydoğu Anadolu’da her gün tokat yedikleri, her gün yurtlarının basıldığı, her gün tehlike olarak görüldükleri, her gün bu hizmetlerde çalışanların tehdit altında kaldığı bölgede de BDP’yi desteklediler biliyor musunuz? BDY’ye oy verdiler, çok enteresandır. Önce inanamamıştım. Sandık sonuçlarını karşıma getirdiler, bunların içinde resmi görevlilerin bulunduğu yerlerdeki oy sandıkları da var. Kulaklarıma inanamıştım, şimdi gözlerime inanamadım. CHP, MHP bunlar da Türkiye’nin partisi. BDP de Türkiye’nin partisi ama neler yaptıklarını bilmiyor muyuz? Niçin çalıştıklarını, niçin siyaseti kimlerin talimatıyla yerine getirdiklerini bilmiyor muyuz? Kaçırılan çocuklar, düne kadar işlenen cinayetler, terör örgütüyle içli dışlı olmalar, kulağı Öcalan ve İmralı’daysa, gözü de Kandil olanlar nasıl desteklenebilir? Bunlara nasıl dini hizmet iddia eden insanlar oy kullanabilir? Kanım dondu.
“Cemaati affetmeyeceğim”
Bülent Arınç, Doğu ve Güneydoğu’da BDP’yi desteklediğini belirttiği Gülen Cemaati’ne kırgın olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Bu camianın içerisinde bugüne kadar çok sevildiğimi bildiğim halde bütün hizmetlerine açıkça destek olduğum ve onları her yerde müdafaa ettiğim halde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da verdikleri bu oylar sebebiyle onları affetmiyorum, bundan sonra da affetmeyeceğim. Norşin’ maneviyat önderlerinin bulunduğu bir yerdir. Çok mübarek insanlar var. Oralarda yıllardan bu yana, ister Refah’ta, Fazilet’te, ister AK Parti’de hep başkan seçilmişiz. Bu seçimlerde aramızda 30 oy kaldı. 30 oyun belki 250’si BDP’ye oy verenlerindir. 15 kişilik belediye meclis üyesinin 9 üyesini almışız. Ama belediye başkanlığı seçiminde 30 oyla kaybettik. Her şey çok planlı yapılmış, adrese teslim yapılmış. AK Parti’nin adayı kazanmasın diye 200-250 kişinin hayatında hiç düşünmediği, aklına getirmediği biçimde BDP’ye oy kullandığını bana oranın kanaat önderleri söylediği zaman doğrusu kendimden utandım. Böyle bir mücadelenin arkasında yine Allah’ın dediği oldu, milletimiz ferasetini kullandı, gözünü açtı, aklıyla hareket etti. Bu memlekete yapılan hizmetleri gördü, AK Parti’ye, Başbakanımıza ve hükümetimize karşı kurulan tuzakları anladı, 21 milyon oy, yüzde 45.5 ile AK Parti’yi belediyelerin yüzde 60’ına sahip kıldı. Hamdolsun yüzde 45.5 oy az değil. 2009’da yüzde 38’di. Öbürleri düştüler.”
“Hepsini toplasan bizim paçamıza yapışamıyor”
Türkiye’deki 30 büyükşehrin 18’ini AK Parti’nin aldığını hatırlatan Arınç, bunun Türkiye nüfusunun yüzde 71’ini AK Parti’nin yönettiği anlamına geldiğini söyledi.
Ege Bölgesi’nde oylarının arttığını, belediye başkanlıkları sayısında bir eksilme olmadığı gibi, İzmir’de 1 olan kazanılan ilçe sayısının 6’ya çıktığını dile getiren Arınç, “Züğürt tesellisi saymayın. Konumuz Manisa’ysa, hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok” dedi.
Arınç, Manisa’yı AK Parti’nin büyükşehir yaptığını, CHP ve MHP’nin istemediğini belirterek, şöyle devam etti:
“Büyükşehir belediye başkanlığını kazanamadık, şöyle oldu, böyle oldu… Şartları hepimiz biliyoruz. Kazanan MHP olmuştur. İyi midir, kötü müdür, Manisa için hayırlı mı, hayırsız mı tartışacak durumda değiliz. Büyükşehir belediyesini bizim kazanmamız gerekirdi, bize yakışırdı, bizim hakkımızdı. Ama şu, şu, şu sebeplerle kazanamadık. Sonuç budur. Bunu dışında AK Parti fevkalade başarılıdır. Merkezdeki iki ilçe, her biri 200 bin nüfusunun üzerinde Şehzadeler ve Yunus Emre’yi AK Parti kazandı. Hatta açık ara fark attı. Bu bir başarıdır. Büyükşehir kazanılamamıştır ama büyükşehrin merkezindeki iki ilçe çok şükür büyük bir başarı göstermiştir. 11 ilçenin belediye başkanlığını kazanmış durumdayız.”
“Türkiye’nin her metrekaresinde AK Parti var”
Arınç, Manisa’da başarısız olan CHP’nin sıfır çektiğini söyledi.
CHP’nin seçime çok büyük laflarla girdiğine işaret eden Arınç, şunları kaydetti:
“Kılıçdaroğlu Manisa’ya kaç defa gelmişti, ne büyük lokmalar yemişti, ne büyük hakaretler yapmıştı, ne kadar çirkin sözler konuşmuştu Başbakanımız ve AK Parti için. 18 belediyenin bir tanesini bile kazanamayan başarısız bir CHP var. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi başarısız bir CHP var. AK Parti Türkiye’nin her yerinde var. Ama CHP Türkiye’nin 26 ilinde yüzde 5’in altında oy almış. 26 ilde CHP sıfır çekiyor, MHP 31 ilde sıfır çekiyor, yüzde 5 oyu bile yok. Biz Türkiye’nin partisiyiz. Kimisi kumsalların partisi, kimisi bir başka şeylerin partisi. Türkiye’nin 780 bin kilometrekare toprağında, her metrekaresinde AK Parti var” diye konuştu.
Seçim sonuçları itibariyle büyükşehir belediye başkanlığının kazanılmaması dışında Manisa’yı başarılı kabul ettiğini ifade eden Arınç, şöyle devam etti:
“Ter döken, seçimi kazanmamız için her şeyi göze alan herkes teşekkür borcumuz var. Ama birilerine teşekkür borcumuz yok. Çalışmayan, kenara çekilen, dedikodu üreten, şu olsun da bu olmasın diyerek moral bozmaya çalışan kim varsa haklarımızı da helal etmiyorum. Siyaset ciddi iştir, ‘ben varsam bu iş var, ben yoksam bu iş yok, hadi bana eyvallah’… böyle bir şey olabilir mi? İşin zor tarafı, imkansız tarafı da var. Senin beğendiğin olmak zorunda değil ki. 50 aday olur da genel merkezimiz birine karar verir. 49’una düşen şey o birin arkasında çalışmaktır. Çizgini değiştirmeyeceksin. Ben Manisa’ya alnım açık, yüzüm ak geliyorsam çizgimi değiştirmediğim için geliyorum.”
Bülent Arınç, siyasi hayatından örnekler vererek, çizgisini hiç bozmadığını anlattı.
“13 Mayıs milat olacak”
TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Manisa Miletvekili Recai Berber de Soma’da yaşanan faciayı hatırlatarak 15 ilden madencinin şehit olduğunu belirtti.
17 Ağustos 1999’daki depremde de Türkiye’nin büyük bir şok yaşadığını kaydeden Berber, “17 Ağustos Türkiye için bir milat oldu, yapı denetiminde, inşaatta… 17 Ağustos’tan sonra her şey değişti. 13 Mayıs da madencilik, iş kazaları alanında milat olacak. Hiçbir şey bundan öncekiler gibi olmayacak. Bu kayıplar, facialar bize ders olacaktır. Böyle hadiselerin yaşanmaması için her şeyi yapıp, dua edeceğiz” diye konuştu.
Bu konudaki düzenlemenin gelecek hafta ilgili komisyonda görüşüleceğini aktaran Berber, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önemli düzenlemeler var. Talep edilenlerden daha ileri düzenlemeler var. Onlar o sıkıntılarını, mağduriyetlerini o faciaya rağmen o kadar makul insanlar ki aşırı taleplerde bulunmadılar. Gelen kanun tasarısından görüyoruz ki ondan çok daha ileri düzenlemeler yapılacak. 13 Mayıs başta madencilik olmak üzere bütün alanlarda iş güvenliği, işçi sağlığı açısından milat olacak.”









